Aile Hekim Malzemeleri Alanında Yetkili Yerler

Aile Hekim Malzemeleri Alanında Yetkili Yerler

Bir ülkenin ilerleyebilmesi için en önemli unsurlardan biri o ülkenin toplumun sağlık düzeyinin yüksekliğidir. Sağlık düzeyi düşük olan toplumlar gelişmemiş olarak sayılırken sağlık düzeyi yüksek olan toplumlar gelişmiş olarak sayılır. Ayrıca toplumun sağlık düzeyinin yüksek olması sadece bulundukları zaman için değil gelecek için de büyük önem taşımaktadır. Ülkemizin de sağlık düzeyinin yüksek seviylere çekilebilmesi adına Sağlık Bakanlığı tarafından birçok yenilikler yapılmaktadır. Bu yeniliklerin yanı sıra hastalıklarla savaşmak üzere kurumlar da kurulmaktadır. Bu kurumların başında aile hekimlikleri yer almaktadır. Aile hekimlikleri her vatandaşa sağlık hizmeti sunarak onların sağlık sorunlarını ortadan kaldırabilmek için emek harcamaktadır. Geçmişten günümüze kadar aile hekimliklerini değerlendirecek olursak söyleyebileceğimiz tek şey gerçek anlamda toplum sağlığına çok büyük katkılar sağlamış olduklarıdır.

Aile hekimliklerinin en büyük özelliği vatandaşlara çok büyük ulaşım kolaylığı sağlıyor olmalarıdır. Ülkemiz genelinde 81 ilin her semtinin her mahallesinde bir aile hekimliği bulunmaktadır ve bu aile hekimliği bağlı olduğu mahallenin vatandaşlarına özel olarak hizmet vermektedir. Her aile hekimliği sadece bulunduğu mahalleye özel hizmet vermektedir çünkü farklı yerlerden aile hekimliklerine gelecek kişilerin kalabalık yaratarak vatandaşların aile hekimleri ile görüşmelerine engel olmamalarını sağlamayı amaçlamaktadırlar. Her mahallede bir aile hekimliğinin yer alması ve vatandaşların sadece bağlı oldukları aileh hekimliklerinden faydalanabiliyor olması oldukça başarılı bir detaydır.

Her insanın da yaşayabileceği gibi hastalık yaşayan vatandaşların önceliği aile hekimlikleridir. Çünkü aile hekimlikleri genellikle vatandaşların evlerine yürüme mesafesindedir. Bu kolaylık sayesinde vatandaşlar ilk olarak aile hekimliklerine başvururlar. Burada bağlı oldukları aile hekiminden randevu alırlar ve randevu saati geldiğinde aile hekimi ile görüşerek aile hekimine rahatsızlıklarını iletirler. Aile hekimleri öncelikle hastaya rahatsızlığıyla ilgili bazı sorular sorar ve devamında hastaya bazı tetkikler uygular. Bu tetkikleri uygulayabilmesi için aile hekimin bazı aile hekim malzemelerinden faydalanması gerekmektedir. Bu husus oldukça önemlidir çünkü aile hekimlerinin bir rahatsızlığı tespit edebilmesi o rahatsızlığın tedavisi hakkında çözüm üretebilmesi adına en önemli aşamadır. Eğer aile hekiminin yeterli düzeyde aile hekim malzemeleri yoksa hastaya gereken tetkikleri uygulayamaz ve hastanın rahatsızlığı hakkında pek bir fikir edinemez. Bunun sonucunda da iki seçenek karşımıza çıkabilir. Ya hastanın hastalığına çözüm bulunamaz ki bu diğer seçeneğe göre daha masumdur ya da aile hekim yanlış bir teşhis koyar. Bu iki durumunda yaşanmaması ve hastanın rahatsızlığına çözüm bulunabilmesi için aile hekim malzemelerinin yeterli düzeyde bulundurulması gereklidir.

Hekimler için alışveriş: www.medikalgross.com

Sigarayı bıraktıran besinler

Sigarayı bıraktıran besinler

18. yüzyılda Avrupa’ya İspanya yoluyla Amerika Kıtası’ndan geldiği bilinen bağımlılığı günümüzde fazlasıyla yaygınlaşmış sigaranın insan sağlığına verdiği zararlar saymakla bitmiyor.

Bu besinler vücudu arındırıyor

Uzun yıllar boyunca tüketilen sigaranın vücudu ağır nikotin tabakası ile birlikte ele geçirdiğini belirten uzmanlar vücudu arındırmanın yolunun bazı besin maddelerinden geçtiğine dikkat çekiyor. Hayatı ciddi yönde olumsuz etkilediği bilinen sigaranın zararlarını, ulaşımı kolay bazı besin maddeleriyle bertaraf edilebileceğini söyleyen Uzman Doktor Abdullah Açıkgöz; “Yıllarca tütün ürünü kullanıp bırakan kişiler vücudunu nikotinden arındırmak isterse bazı yiyeceklerle bunu başarabilir, Nikotin temizliği dışında başka faydaları olan besinler öneriyoruz” dedi. Sabah’ta yer alan habere göre o besinler şunlar;

Zencefil akciğerleri temizliyor

  • Zencefil; Antioksidanlar listenin başında yer alan zencefilde akciğerlerin temizlenmesini sağlar. Bu nedenle zencefil çayı içerek, sigara isteğini azaltma kararınızda daha emin adımlarla ilerleyebilirsiniz. İsteğe bağlı olarak zencefil bitkisi çayı yapılmadan da yenilebilir.
  • Kivi; Nikotini vücuttan atılmasını sağlar ve bol miktarda vitamin içerir. Ayrıca enerjik ve dinç olmanızı sağlar.
  • Isırgan Otu; İçinde bol miktarda demir minerali ve dezenfektan özellikli madde içeren ısırgan otu sayesinde bedende ve akciğerlerde biriken nikotinden kurtulabilirsiniz.
  • Havuç; Sigara tiryakisiyseniz her içtiğiniz sigaradaki nikotinin vücudunuzda 3 gün kaldığını unutmayın. Cilde zarar veren nikotinin bu etkisine karşı havuç suyu içebilirsiniz. Vitaminler açısından zengin olan havuç yada havuç suyu cildin kendini yenilemesini ve nikotinden arınmasını sağlar.

Sigarayı bıraktıktan sonra metabolizma yavaşlamasını her gün düzenli bir şekilde 2,5 litre su tüketerek giderilebileceğini belirten Açıkgöz;

“Sigarayı bırakanlar yüksek kalorili yiyeceklerden ziyade hafif yiyecekler tercih edilebilir. Kişi çay, kahvenin yanında sigara ihtiyacı hissedeceği için sigarayı bıraktıktan sonra çay, kahve tüketilmesi önerilmez. Su, vücuttaki zehirli maddelerin atılması için çok önemlidir. Vücudun susuz kalması halinde hücrelerin yenilenmesi ve nikotinin etkilerinin azaltılması zorlaşır” diye konuştu.

Alkali su nasıl yapılır?

Alkali su nasıl yapılır?

Vücudumuz hepimizin en değerli varlığıdır. Bu varlığın tam olarak sağlıklı çalışabilmesi için bir takım standart kuralları vardır.

Ph değerimiz en önemli standart değerlerimizdendir. Bağışıklığımızı ayakta tutacak olan ph değerimizin 7,4 civarında olması gerekmektedir.

Alınan besin maddelerinin alkali olması ve bunun yanı sıra alkali su ile vücudun desteklenmesi gerekebilir. Hücrelerimizin yenilenmesi, daha kolay zayıflayabilmek, daha sağlıklı olmak, enerjik olmak ve formda kalabilmek için alkali suya ihtiyacımız vardır.

Alkali suyun faydaları nelerdir?

Sularda kalite ararken yüzey gerilimine bakmak gerekir. Alkali su ile tanımlanacak olan sular yüzey gerilimi açısından az olan sulardır. Oldukça iyi emilebilme özelliği ile vücutta ihtiyaç duyulan hücrelere çok daha kolay ulaşacak ve büyük fayda sağlayacaktır.

Alkali su kullanmaya başlayan kişilerin su içme eğiliminin daha fazla olacağı gözlemlenecektir. Özellikle suyu az tüketen ve su içmekten keyif almadığı için diyet programlarına suyu dahil edemeyen kişiler alkali su tüketerek su içme eğilimine yeni bir sayfa açarlar.

Cilt derisi çok daha parlak olur ve pürüzsüz bir ten yapısı büyüleyici yapar. Çünkü hücreler alkali su ile buluştukları zaman gerçek doyum noktası yakalayacak ve emilim çok daha sağlıklı olacaktır. Kuru cilt yapısı olanlar kısa zaman sonra aradaki farkı çok kolay tespit edebilecektir. Yaşlanma gecikecek ve yaşam tarzı bu yönde değişikliğe uğratıldığı için zinde hayat, hastalıklara karşı korunmuş bir bedene sahip olunacaktır.

Asitler vücudumuza zarar veriyor

Asidik maddeler hücre yapısını bozguna uğratmaktadırlar. Bugün pek çok hastalık bu konu ile bağdaşmaktadır. Özellikle; kalp hastalıkları, şeker hastalığı, kemik erimesi, tansiyon problemleri, aşırı kilolu olmak ve böbrek hastalıklarında asitler gündeme gelir. Şayet vücudumuzun asit dengesinde problem oluşmuşsa bu hastalıklara meyil artacaktır.

Su nedir?

Zararlı maddelerin ter, idrar, dışkı yolu ile dışarı atılmasını sağlayan, var olan hücreleri yenileyen ve tüm vücudun korunaklı şekilde çalışmasını sağlayan doğal karışımdır.

Alkali su nasıl hazırlanır?

Kişilerin kendi belirleyecekleri bir hazırlık platformu olabilir. Ancak her zaman için günlük taze olarak hazırlanması ve taze iken tüketilmesi tavsiye olunur. Bazı kişiler hayat tarzını tam olarak alkali suya endeksleyerek, ölçüyü çoğaltarak damacana su miktarına göre karbonat temin edip çoklu hazırlık yapabilmektedir. Yemekler dahil her alanda kullanılabilecek olan alkali suyun belirli hazırlama standardı vardır.

Alkali su hazırlamak oldukça kolay ve pratiktir. Yalnızca karbonat ve taze suya ihtiyaç olacaktır. Eczaneden alınacak olan karbonat ile mümkünse iyi kalitede hazır su eşliğinde hazırlanmalıdır.

2 litre güvenilir su içerisine yalnızca bir yemek kaşığı eczaneden almış olduğumuz karbonatı koyarak taneler tam anlamı ile eriyene kadar karıştırıp çözeltiyi hazırlamamız gerekir. Kullanılacak su miktarına göre ölçüler birebir oranında değiştirilerek ihtiyaca göre hazırlanabilir.

Ayak Üşümesi Neden Olur ?

Ayak Üşümesi Neden Olur? ve Ayak Üşümesinin Nedenleri?

Ayak Üşümesinin Nedenleri Ayaklarınız yaz kış fark etmeksizin üşüyorsa bunun bir takım değişik nedenleri olabilir.

Eğer böyle bir durumla karşılaşırsanız, bu her hangi bir hastalığın habercisi olabileceği için bir doktora muayene olmanız faydalı olacaktır. Ancak damarlarda daralma gibi durumlarda da fiziksel etkenlerin etkisiyle ayak ve ellerde üşüme görülebilmektedir. Kışın ilk üşüyen yerler el ve ayaklardır. Bunun nedeni bu bölgelerin kanın daha geç ulaştığı bölgeler olmasıdır. Hava soğuk olduğunda el ve ayak üşümesi normal sayılırken, hava sıcakken el ve ayaklar üşüyorsa  bu durumun altında başka bir hastalık yatıyor olabilir. Dolaşım sorunları, kansızlık ve hormonal rahatsızlıklar gibi pek çok hastalığın belirtisi ayakların yaz kış üşümesidir.

Öncelikle ayak üşümesinin genel sebebi kan dolaşımı bozukluğudur. Kan dolaşımı bozukluğunda ayaklarınıza yeterince kan gitmez ve bu da ayaklarınızın üşümesine neden olur. Masa başı ilerde çalışanlarda daha sık görülen kan dolaşımı bozukluğu hareketsiz bir yaşam tarzının sonucudur. Gün içerisinde hareketli olarak, spor yaparak ve yürüyüş yaparak kan dolaşımını normale çevirebilirsiniz. Fakat kan dolaşımı bozukluklarının kan pıhtılaşması ve akabinde kalp rahatsızlıklarına neden olduğunu unutmayın. Bu nedenle eğer kan dolaşımınızda bir problemle karşılaşırsanız mutlaka bir doktora gözükmelisiniz.

Ayak Üşümesi Neden Olur?

Tiroid bezlerinin az çalışması da ayak üşümesi gibi belirtilere neden olur. Hormon üreten tiroid bezi sağlıklı bir vücut için oldukça önemlidir. Tiroid bezi olması gerekenden az çalıştığında yani hipotiroidi söz konusu olduğunda metabolizma yavaşlar ve halsizlik, cilt kuruluğu, halsizlik, kilo alımı gibi etkiler yaratır. Buna el ve ayaklardaki üşüme de eklenir. Hiptiroid ilaç tedavisi ile geçebilecek bir hastalıktır.

B 12 vitamini eksikliği anemisi yani kansızlık nedeniyle de ayaklarda üşüme görülebilir. B 12 vitamini eksik olduğunda vücutta yeterli sayıda kırmızı kan hücresi üretilemez ve pernisiyöz anemi denilen ve çoğu kişide görülen kansızlık ortaya çıkmaktadır. Kırmızı kan hücrelerinin olması gerekenden az sayıda üretilmesi vücut dokularındaki oksijen miktarını azaltır. Ayrıca baş dönmesi, halsizlik, mide ağrısı, nefes darlığı, baş ağrısı, el ve ayaklarda üşüme ile soluk yüz rengi gibi yan etkilere neden olur. Sinir sistemini de etkileyebilen B 12 eksikliği denge kaybına, uyuşmaya ve kaslarda güçsüzlüğe neden olur. Beslenmenize dikkat ederek, sindirim sisteminizi daha sağlıklı bir hale getirerek ve vitamin takviyeleri ile B 12 eksikliğini giderebilirsiniz.

Ayak üşümesi nasıl tedavi edilir

El ve ayaklar üşümeye devam ediyor ve yaptırılan tüm tahliller normal çıkıyorsa kas romatizması gibi bir rahatsızlık da söz konusu olabilir. Kas romatizmasının belirtileri oldukça net ve anlaşılırdır. El ve ayak üşümesi ile birlikte vücut kaslarının tümünde ağrı, sızlama, sabah uykudan uyanıldığında tutulma, sabah yorgun uyanma, akşama doğru bu yorgunluğun geçmesi durumları yaşanıyorsa kas romatizması kontrolü için doktora başvurulmalı. Kas romatizmasında genel şikayet her yerin ağrıdığı şeklindedir ve kadınlarda daha sık rastlanan bir sağlık sorunudur. Dengeli ve doğru beslenme, düzenli uyku ve egzersizler ile kas romatizmasından korunulabilir. Tedavisi için ise antidepresan, kas gevşetici ilaçlar ile fizik tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

Ayak üşümesine hangi doktor bakar ?

Ayak üşümesi sigara, alkol ve stres gibi etkenler nedeni ile de olabilir. Ayrıca az su tüketimi, hormonlardaki dengesizlik de nedenler arasında yer almaktadır. Ayak üşümesi sorunu yaşayanlar öncelikle bir dahiliye uzmanına başvurmalı. Kan dolaşımı gibi bir sağlık sorunundan şüphelenildiği durumlarda ise kalp ve damar cerrahisi uzmanlarına gidilerek rahatsızlığın kökeni tetkikler ile iyice anlaşılmalıdır. Bu doğru tedavi için çok önemlidir.

ayak üşümesi hormon bozukluğu gibi nedenlerden kaynaklanabildiği gibi dolaşım sistemi ile ilgili hastalıklar nedeniyle de ortaya çıkabilmektedir. Bu durumda iç hastalıkları uzmanı, endokrinoloji uzmanı, kalp ve damar hastalıkları uzmanı gibi değişik alandaki doktorların uzmanlık birikimi ihtiyacı doğabilir. Bu bakımdan ayak üşümesine neden olan sebeplerin kan testi gibi test yöntemleri ile tespit edilmesi önem arz etmektedir.

Ayak üşümesine bitkisel çözüm varmı?

Ayak üşümesine karşı çorap veya krem gibi bir takım geçici doğal çözüm tedavileri uygulansa da en etkili ve kesin çözüm, ayak üşümesine neden olan sebepleri ve hastalıkları ortadan kaldırmaktır.

Ayak üşümesine ne iyi gelir

Ayak üşümesine iyi gelen bitkiler, genelde pekmez, (üzüm pekmezi ve keçiboynuzu pekmezleri her ikisi de) tatlı, hamur işi tatlılar gibi vücuda enerji veren yiyeceklerdir. Ayrıca sıcak su ile ayak banyosu da ayakları sıcak tutacağı için ayak üşümesine iyi gelir. Yünlü çoraplar ve ayakkabılar da ayak üşümesinin çözümü olabilir.

Ayak üşümesi mide ağrısı yaparmı?

Ayak üşümesi şayet soğuk algınlığı ve halk arasındaki tabiriyle mideyi üşütmekten kaynaklı ise bu durumda mide ağrısına neden olabilir. Bu kişilerde soğuk terleme, ishal gibi belirtiler de görülebilir.

Beyni yaşlanmaktan koruyun !

Beyni yaşlanmaktan korumanın 6 püf noktası

Yaşlanma vücudu olduğu kadar hafıza ve beyin gücünü de olumsuz etkiler. Bilim adamları beyni korumak ve canlı tutmak iççin 6 yöntemi belirledi.

Yaşlanma vücudu olduğu kadar hafıza ve beyin gücünü de olumsuz etkiler. İyi çalışmaya devam edebilmesi için beynin de tıpkı makineler gibi yaşı ilerledikçe biraz bakıma ihtiyacı vardır. İşte bilim adamları bu konuda en iyi altı yöntemi şöyle belirledi;

1- YETENEKLERİNİZE GÜVENİN!
Bir odaya doğru yürüyüp içeri girerken oraya niye gittiğinizi unuttuğunuz oluyor mu? Bu sadece yaşlıların değil gençlerin de başına gelebilir. Eğer kapıda durup oraya niye gittiğimizi hatırlamaya çalışıyorsak hafızamızı biraz daha zorlamamız gerektiği sonucunu çıkarmalıyız.

2- KULAKLARINIZI KORUYUN
Duyularımızdan izole olmak beyni olumsuz etkiler. Bir araştırmada, işitme kaybının altı yıllık bir dönemde algı azalması riskini yüzde 24 oranında artırdığı görüldü. Günde sadece 15 saniye yüksek sesli rock müziği dinlemek işitme duyusunu hasara uğratmak için yeterlidir. Aynı şekilde günde 15 dakika saç kurutma makinesi kullanmak da sesleri algılayan hücrelere zarar verir.

3- DİL VEYA ENSTRÜMAN ÖĞRENİN
Yabancı bir dil ya da yeni bir enstrüman öğrenmek beyni daha fazla çalıştıracaktır. Yeni notaları ve kelimeleri öğrenirken hafıza egzersizi, dikkat, duyumsal algı ve motor kontrol gibi birçok beceri devreye girer. Geçen yıl yapılan bir araştırmada, müzisyenlerde bunama (demans) ihtimalinin herhangi bir enstrüman çalmayan insanlara kıyasla yüzde 60 daha az olduğu görüldü.

4- ABUR CUBUR YEMEYİN!
Düzenli bir şekilde şekerli ve yüksek kalorili gıdalarla beslenme halinde insülin sinyalleri kesintiye uğrar ve zincirleme tepkimelere ve beyinde zararlı plakların birikmesine neden olur. Omega 3 gibi yağ asitleri, D ve B12 vitaminlerinin yaş ilerlemesiyle ilgili beyin hasarlarını azaltıcı etkisi vardır. Akdeniz diyetiyle beslenen yaşlıların kendilerinden 7,5 yaş genç insanlarla aynı algısal becerilere sahip olmasının nedeni budur.

5- SPOR YAŞAM TARZINIZ OLSUN!
Beyni korumanın en etkili yollarından biri de fiziksel aktiviteyle bedeni güçlendirmektir. Böylece beyne kan akışı artacağı gibi, sinir hücreleri arasındaki bağlantıları sağlayan proteinler de harekete geçecektir. Yürümek, aerobik gibi ve her türlü fiziksel aktivitenin her yaşta yararı olduğu kanıtlanmıştır.

6- SOSYALLEŞİN…
Beyni korumanın en iyi yollarından biri de sosyalleşmek, kalabalığa karışmaktır. Arkadaşlarımız ve akrabalarımızın beyni uyarıcı etkisi vardır; yeni tecrübeler denememizi, stresten ve üzüntüden kurtulmamızı sağlarlar. 70 yaşındakiler üzerinde 12 yıl boyunca yapılan bir araştırmada, sosyal olarak aktif olan insanlarda algı azalmasının yüzde 70 oranında düştüğü görülmüştür.

A-ferin Prospektüsü

A-ferin
{30 Forte Film Tablet}

Formülü:

Paracetamol 650 mg
Chlorpheniramine maleate 4 mg

Farmakolojik özellikleri:

Endikasyonları:

Grip ve soğuk algınlığına bağlı burun tıkanıklığı ve burun akıntısı, aksırma, burun ve boğazda kaşıntı, baş ağrısı, adale ağrısı, boğaz ağrısı, vücut kırıklığı, ateş, nezle, gözlerde sulanma ve kaşıntı gibi durumlarda kullanılır.

Kontrendikasyonları:

Etken maddelerden birine karşı aşırı duyarlılık halinde kullanılmamalıdır.

Uyarılar/Önlemler:

A-ferin forte tablet, sedasyona yol açabilir. Bu nedenle dikkat gerektiren makinalarda çalışanlarda, tehlikeli ve/veya yüksek yerlerde çalışanlarda veya vasıta kullananlarda kazaya neden olabileceğinden A-ferin forte tablet kullanımı sırasında bu gibi işler yapılmamalıdır. Hipertansiyon, ciddi kardiyovasküler bozukluk, hipertiroidizm, diyabet, astma, glokom, amfizem, kronik akciğer hastalığı, böbrek bozukluğu, prostat hipertrofisine bağlı idrar retansiyonu gibi durumlarda dikkatli kullanılmalıdır. Hastalık belirtilerinin düzelmemesi veya 3 günden fazla ateş halinde doktorunuza danışınız.

7 günden fazla kullanılmamalıdır. Doktor tarafından önerilmedikçe gebe ya da emziren kadınlarda kullanılmamalıdır. 12 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmamalıdır. Kullanırken ilaç etkileşmeleri göz önüne alınmalıdır.

Yan etkiler/Advers etkiler:

Deri döküntüsü, görme bulanıklığı, taşikardi, baş dönmesi, nadiren gastrointestinal bozukluk, sedasyon, ağız kuruluğu görülebilir.

İlaç etkileşimleri:

Antihistaminikler alkol ve antidepresanların etkilerinde artmaya yol açabilirken fenilpropanolamin’in b-adrenerjik blokerlerle beraber kullanılması taşikardiye neden olabilir. MAO inhibitörleri antihistaminiklerin antimuskarinik ve merkezi depresan etkileri ile fenilpropanolamin’in vazopressör ve kardiyak stimulan etkilerinde artışa, etki sürelerinde uzamaya neden olabilirler. Birlikte kullanılmamalıdır. Antiepileptikler, barbitüratlar, trisiklin antidepresanlar, alkol, parasetamol’ün yarı ömrünü uzatabilirler. Antikonvülzanlar ve steroid yapılı oral kontraseptifler uzun süre kullanıldığında karaciğerde enzim indüksiyonu yapabilirler. Buna bağlı olarak parasetamol’ün etkinliğinde azalma görülebilir.
Metaklopramid parasetamol absorbsiyonunu hızlandırabilir.

Kullanım şekli ve dozu:

12 yaş ve üzerinde:
Günde; 6 saat ara ile 1 tablet önerilir. Gereğinde 4 saat ara ile 1 tablet uygulanabilir. Günde 6 tabletten fazla kullanılmamalıdır.
Şurup:günde;1-2 yaş arası çocuklarda 4-6 saat arayla 1/2 ölçek, 2-6 yaş arası çocuklarda 4-6 saat arayla 1 ölçek ve 6-12 yaş arası çocuklarda 4-6 saat arayla 2 ölçektir.3 yaş altındaki çocuklarda hekim kontrolünde kullanılmalıdır.

DOZ AŞIMI VE TEDAVİSİ:
Doz aşımı halinde; baş ağrısı, baş dönmesi, gerginlik, konfüzyon, halusinasyon, konvülziyonlar, taşikardi, aritmi görülebilir.
Gastrik lavaj yapılıp semptomatik tedavi uygulanmalıdır.
Aktif kömür veya spesifik parasetamol antidotu olan N-asetil sistein ilk 16 saat içinde uygulanır. N-asetil sistein uygulanacaksa önceden verilen aktif kömür ya lavaj ile temizlenmeli veya verilmemelidir. Hemodiyaliz ve hemoperfüzyon yapılabilir.

e-Nabız

e-Nabız Devreye Girdi !

Sağlık Bakanlığı’nın yeni geliştirmiş olduğu e-Nabız Kişisel Sağlık Sistemi büyük bir ilgi görüyor.

  • Sağlık Bakanlığı’nın yeni geliştirmiş olduğu e-Nabız Kişisel Sağlık Sistemi büyük bir ilgi görüyor.
  • Türkiye sınırları içeirsinde yaşanayan vatandaşların web sitesi ile birlikte beraberinde Android ve iOS mobil uygulamalar üzerinden detaylandırılan sağlık sistemi, Vatandaşla hakkında tüm detaylı sağlık listesini sunuyor.
  • Sistem tarafından bir de bilgilerinizi kişiler ile paylaşmak için imkan sağlıyor. Mobil uygulama içerisinde yer alan hatırlatıcılar ile ilaç saatlerinizi hiç bir şekilde unutmuyorsunuz.
  • Geliştirilen sisteme giriş sağlamak için öncelikle bir e-Devlet Şifreniz veya e-Nabız Şifrenizin olması gerekiyor.
  • Bu şifrelerden bir tanesine bile sahip değilseniz, En yakında PTT şubesine giderek e-Devlet Şifresi ya da her hangi bir sağlık kuruluşuna giderek e-Nabız Şifresine sahip olabilirsiniz.
  • Günümüze kadar yaşanan tüm sağlık sorunlarını tek bir çatı altında toplayan e-Nabız, Beraberinde sahip olduğunuz sağlık hizmetlerini değerlendirerek, İlgili birimlere geri bildirim sistemi aynı zamanda sağlık kuruluş ve personellerin kendilerini iyileştirmeleri hakkında gerekli işlemler başlatılıyor.

e-Nabız Giriş İçin Tıklayın

Evde Kol Kası Programı

Hızlı Kol Kası Programı

1 Saatte Kol Kası Programı (Sadece Dambılla ve Evde)

Seni tanıyorum, sen vücudundan her nedense memnun olan ama sadece “Biraz kol kasım olsa fena olmaz hani” diyen kişisin. Ve evde kol kası nasıl yapılır diye merak ediyorsun. Korkma, yalnız değilsin. Hiçbiriniz korkmasın, çaresiz değilsiniz.

Dambıl çalışma programı

  • Programın amacı: Kol kaslarını büyütmek, evde kol kası yapma
  • Hedef kitle: Hareketsiz yaşayan insanlar (sedanterler)
  • Programın seviyesi: Başlangıç
  • Zorluk derecesi: Başlangıç seviyesi için normal (çok kolay, kolay, normal, zor, çok zor)
  • Süre ve sürdürülebilirlik: En az 3 ay, ömür boyu
  • Yer ve ekipman: Ev ortamı, ayarlanabilir dambıl.

Hareketler

Videoları kol kası hareketleri sırasına göre yerleştirdim, oradan bakabilir, videoları beğenmezseniz hareketlerin İngilizcesini Google ya da Youtube’da aratarak başka videolardan da görebilirsiniz. Bu arada, tek elle yapılan hareketlerde örneğin 4×12 her iki kolla da 12’şer tekrarlı 4’er set anlamına geliyor. Ayrıca ön kol kası geliştirme konusunda ısrarcıysanız son iki hareketi de yapabilirsiniz.

Hareket Set & Tekrar
Ayakta çift el tek dambıl açma / Standing One Arm Dumbell Triceps Extension) 4×12
Enseden Dambıl Kaldırma / Standing One Arm Dumbbell Tricep Extension 4×10
Eğilip Geriye Dambıl İtme / Standing Bent Over One Arm Dumbbell Tricep Extension 3×12
Oturup Alternatif Dambıl Kaldırma / Seated Alternate Dumbbell Curl 4×12
Ayakta Çekiç Tarzı Kaldırış / Standing Hammer Curl 4×10
Pazu Odaklanması / Dumbbell Concantrate Curl 3×12
Dambıl Önkol Kaldırışı / Dumbbell Forearm Extension 3×10
Dambıl Önkol Bükme / Dumbbell Forearm Flexion 3×10

Lütfen sabırlı olun. Kol geliştirme çok çabuk olabilecek bir şey değil. Sadece kendinize biraz zaman tanıyın.

Sırasına göre hareketlerin videosu

Kaynak: bodytr

Bilgisayar kullanırken göz sağlığı için 5 önlem !

Bilgisayar kullanırken gözlerinizin sağlığının bozulmaması için bu 5 önemli pratiği uygulayın.

Günümüzde bilgisayar, akıllı telefon gibi teknolojik aletleri işiniz gereği veya eğlence amaçlı olarak kullanmaktayız. Ancak, gözlerimizi cihazdan ayırmamacasına yaptığımız uzun süreli kullanım göz sağlığımızın bozulmasına ve tıpta “Dijital göz kasılması” olarak adlandırılan hastalığa neden oluyor. Peki gözlerimizi bu tür rahatsızlıklardan korumak için neler yapmalıyız?

ABD’nin Virginia eyaletinde bulunan Görme Konseyi, fiziksel sorunları en aza indirerek göz sağlığının korunmasına yardımcı olabilecek basit ama etkili yöntemleri sıralıyor. Konseyin açıkladığı bu ipuçlarını dikkate alarak göz sağlığınızı koruyabilirsiniz.

GÖZLERİNİZİ SÜREKLİ KIRPIN: Bilgisayar ve telefon ekranına bakarken çoğu zaman gözlerimizi kırpmayı unutuyoruz. Bu da gözlerimizin kurumasına sebep oluyor. O yüzden bilgisayar kullanırken sürekli gözlerimizi kırparak gözlerimizin kurumasını engellemeliyiz. Ayrıca gözlerin kuruluğunu engellemek için göz damlası kullanmakta oldukça yararlı ve basit bir yöntem. Şu an gözlerinizi kırpmaya başladığınızı görür gibiyiz 🙂

METNİ BÜYÜTEREK OKUYUN: Bilgisayarınızda yada akıllı telefonunuzu kullanarak bir yazı metnini okumaya başladığınızda, ekranı daha fazla gözlerinize yaklaştırmayın. Böyle yaparsanız gözleriniz yorulur ve baş ağrısı çekmeye başlarsınız. Bunu önlemek için yazı metnini büyüterek okuyun.

(20)KURALINA UYUN!: Bilgisayarınızda 20 dakika çalıştıktan sonra 20 saniyelik bir mola verin ve bu süre içinde 20 adım atarak çevrenize göz atın. Veya bu sürede sık sık çevrenizde bulunan nesnelere bakmaya çalışın.

MASANIZDA BEYAZ KAĞIT BULUNDURUN: Uzun süre elektronik cihazınızın ekranına baktıktan sonra masanızın üzerinde bulundurabileceğiniz beyaz bir kağıda bakarak gözlerinizi dinlendirebilirsiniz. Öte yandan parlama karşıtı filtreleri bilgisayarınızın ekranına takabilir, veya bilgisayarınıza indirebileceğiniz mavi ışığı engelleyen programlar ile gözlerinizi koruyabilirsiniz.

BİLGİSAYARINIZI DOĞRU YERE KONUMLANDIRIN: Bilgisayarınızı veya monitörünüzü oturma mesafenizden bir metre uzağa, ekranın ortasını ise göz hizanızdan yaklaşık 13 santimetreye denk gelecek şekilde yerleştirin. Bu konumlandırma görsel kasılmayı ve boyun ile sırt ağrılarını en aza indirmeye yardımcı olacaktır.

Tuvaletten Bile Daha Pis 10 Şey !

Sağlık, hijyen ve temizlik konularında çalışmalar yapan Hijyen Konseyi, sağlık açısından tehlike arz eden 10 kirli şeyi açıkladı.

Hijyen, temizlik ve buna bağlı sağlık konularında çalışmalar gerçekleştirmek üzere kurulan, hiçbir yere ve makama bağla olmayan Hijyen Konseyi, 2014 yılında uygulamaya soktuğu “hijyen avcıları”nın tespitleriyle halkın sıklıkla kullandığı, sağlık açısından tehlike arz eden 10 nesneyi açıkladı.

Türkiye’nin hemen her yerinde bu ürünler kullanılıyor ve hastalık yapıcı mikroorganizma taşıyabiliyor. Bu eşyalarla ilgili yaptırılan araştırmalar da göz önünde bulundurulduğunda vatandaşların dikkatli olmaları gerekiyor.

“Kirli Top 10” 

  •  TENEKE KUTU İÇECEKLERİN DIŞ YÜZEYİ,
  •  HASTANE VE KAMU BİNALARI TIRABZANLARI,
  •  EL KURUTMA MAKİNELERİ,
  •  FAST FOOD VE ÇİĞ KÖFTECİLERDE VERİLEN UZUN SÜRE BEKLETİLMİŞ YEŞİL SEBZELER,
  •  OTOBÜS İÇİNDEKİ TUTACAKLAR,
  •  HAVLU KULLANILMAYAN SPOR SALONLARINDAKİ ALETLER,
  •  KAĞIT VE MADENİ PARALAR,
  •  RESTORAN MENÜ KİTAPÇIKLARI,
  •  ORTAK KULLANIM ALANLARINDAKİ LAMBA DÜĞMELERİ,
  •  GÜZELLİK SALONLARI VE KUAFÖRLERDEKİ HAVLU VE ALETLER.

Bu eşya, makine ya da ürünler, fazla temizlenmediği için birçok hastalığa davetiye çıkarabiliyorlar.

Bu listenin, hijyen kurallarına yeterince dikkat edilmeyen durumlarda geçerli olduğunu belirten konsey yetkilileri, listedekiler hakkında hijyen avcılarının genel olarak hijyen kurallarına yeterince dikkat edilmediğini gözlemlediğini söyledi.

Yetkililer, hijyen kurallarına çok dikkat edilen ve aşırı önem veren kurallara uyulan yerlerde yukarıda saydıklarının geçerli olmadığını da belirtti !